 Küçük bir alanda çok büyük bir tarihe sahip Çengelköy bir hazinedir. Çengelköy'ün geçmiş tarihi, güzellikleri, sevimli küçük ahşap evleri ve camileri bulunmaz birer tarih hazineleridir. Tarihi Çengelköy Cami'lerini araştırdım.
Hacı Ömer Efendi Cami : Yapım tarihi tam olarak bilinmemekle beraber, Çengelköy’de deniz tarafında, Kaptan-ı Derya Seydi Ali Paşa Sokağı üzerinde bulunan caminin Hacı Ömer isimli bir hayırsever tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Bu cami Çengelköy’de Hamdullah Paşa Cami’sinin yakınında bir sokak içindedir. Şair Sadi’nin hazırladığı kitabenin son mısrasından, H.1312 tarihinde yenilendiği anlaşılmaktadır. Caminin banisi Hacı Ömer Efendi’dir. Mezarı caminin haziresindedir.
Minberi ve tuğla minaresi 18. yüzyıl içinde I. Mahmud’un annesi Saliha Sultan tarafından tamirat sırasında eklenmiştir. Bugün yapının girişinde yer alan Şair Sadi’ye ait yedi beyitlik ta’lik kitabesinden, 1878’de tamamen yandığı, 16 yıl sonra II. Abdülhamid döneminde Çengelköy halkının yardımlarıyla tekrar yaptırıldığı öğrenilmektedir. Bu kitabe şöyledir:
Cami-i el-Hac Ömer ki doksan altıda yanıp Kalmış idi arsa halinde on altı yıl tamam Vakfı bi-hasıl bu yüzden çare na-kabil idi Hasılı beklerdi bir himmet bu hizmet vesselam Biliane karyece inşasını tasmim edip Cümleten bu emr-i hayra eyledik ikdam-ı tam Etmeyip lakin kifayet eldeki mevcudumuz Çaresiz kalmışken inşa’at kısmen na-tamam Saye-i lutfunda Sultan-ı Hamidü’ş-şimenin Emr-i itmamı müyesser oldu ber-vakf-ı meram Nam-ı paki hutbe-zib-i minber-i devran ola Cami-i hüh kubbe oldukça ilahi ber-devam Söyledi Sa’di ma’a’t-tebşir tarih-i güher Lutf-ı Hakla buldu müjde cami-i karye hitam
1980’li yıllarda yapılan onarım sırasında girişi, harim kısmında pencere hizasına kadar bütün duvarları, mihrap nişi ve vaaz kürsüsü karolarla kaplanmıştır. Caminin mimari yapısına bakıldığında ilk söylenecekler; uzunlamasına dikdörtgen planlı, ahşap örtülü, kagir bir cami olduğudur. Üzeri kiremitli kırma çatı ile örtülü yapının saçak hizasında iki sıralı silme ile hareketlendirildiği görülmektedir.
Yan duvarlarda harim kısmını da aydınlatan iki katlı pencere düzenindeki pencerelerin yukarıda olanlarında uçları palmet şeklinde sonlanan ve pencere kenarlarının ortasına kadar uzayan bordürler görülür. Kıble duvarında ise hiç pencere bulunmamaktadır. Günümüzde merdivenlerle ulaşılan giriş cephesinde ise hemen girişte küçük bir taşlık bulunmakta, buradan yükseltilmiş son cemaat yerine camlı bir kapı ile geçilmektedir. Kapı hizasında, sağ tarafta, ahşap bir kapıdan geçilen merdivenlerle mahfile ve caminin kuzeybatı köşesinden yükselen kısa gövdeli, madeni şebekeli, şişik külahlı minareye geçiş sağlanmaktadır. Son cemaat yerinin doğu duvarında ise önceleri müezzin odası olarak kullanılırken günümüzde ibadete açılan ek bölüm bulunmaktadır.
Harim kısmına ahşap düz bir kapıdan geçilmekte ve kapının iki yanındaki birer pencere ile son cemaat yeri ile bağlantı sağlanmaktadır. Son cemaat yerinin üstünün mahfil olarak değerlendirildiği, mahfilin caminin içine doğru taştığı, ikisi duvara gömülü, ikisi serbest dört ahşap direk tarafından taşındığı ve ajurlu ahşap korkuluklara sahip olduğu görülmektedir. Yapının üzerini ahşap, ortasında sekizgen çerçeve içinde sekiz kollu yıldız bulunan düz bir tavan örtmektedir. Ahşap minberin kapı köşelerinde “Muhammed” yazılı iki madeni alem bulunmaktadır.
Yapının içinde, 1800’lü yılların sonlarına ait, o dönemin ünlü hattatlarının elinden çıkmış ilgi çekici levhalar ve yine mihrabın yanında, mihrapla benzer süslemelere sahip, ahşap büyük bir saat mevcuttur. Caminin doğu cephesinde bugün içinde üç kabri barındıran küçük bir hazire vardır. Bunlardan en kuzeydekinin caminin banisi Hacı Ömer’e, diğerlerinin de aile fertlerine ait olduğu bilinmektedir.
2005 yılının ilk baharında iyice elden geçirilerek bakıma alınan Hacı Ömer Efendi Cami ‘nin içi ve dış cepheleri onarılarak tamamen yeniden boyanmıştır.
Kerime Hatun Cami : Bu cami Çengelköy’ün merkezinde, kendi ismi ile anılan sokak üzerindedir. Minaresi sağındadır. Kitabesine göre bu cami H.1068 yılında Kapıağası Ahmed Ağa tarafından ölen anası Kerime Hatun adına yaptırılmıştır. Cami son senelerde esaslı bir tamirden geçmiştir. Eskiden Kerime Hatun Cami' sinin üç tarafı çok güzel bahçelere sahipti. Kerime Hatun Cami, içi meyva ağaçları ve çiçeklerden oluşan bahçeleri ile çok güzel bir ahenk (uyum) sağlıyordu.
Bir gün cami kapısının önüne betondan bir giriş, çok daha sonraları ise caminin arka bahçesine bir bina (Kuran kursu için), son zamanlarda ise caminin ön tarafına (giriş kapısının hemen sağına) bir tuvalet yapıldı. Tarihi bir değeri bulunan camimiz Kerime Hatun'da ne yazık ki diğer bir çok tarihi değerimiz gibi bilinçsiz ve acemi ellerin kurbanı olarak eski güzelliğini ve özelliğini büyük ölçüde kaybetti.
Çınarlı Cami (Abdullah Paşa Cami) : Cami Çengelköy’de, Çınarlı Cami Sokağı’nın arkasındadır. Önünde İstanbul’un en yaşlı ve en büyük çınarlarından birisi bulunduğu için mabet böyle adlandırılmıştır. Camii, Abdullah Paşa’nın Kaptan-ı Derya olduğu 1818 yılında yaptırılmıştır.
Kaymak Mustafa Paşa Cami Çengelköy’ün Kuleli mahallesinde yolun altında, denize sıfır olan bu cami Çengelköy’ün en değerli tarih hazinelerinden biridir. Kaymak Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Araştırma yazısı: Erdal Göksu 2006
Yasal uyarı; Bu araştırma çalışması Erdal Göksu tarafından “ÇENGELKÖY HABER” için yapılmıştır ve yalnızca [ÇENGELKÖY HABER.COM] internet sitesinde yayınlanmaktadır. Başka bir internet sitesi veya siteleri üzerinde, yazılı ve veya görsel medyada, elektronik ortamlarda izinsiz olarak yayınlanması ve veya kullanılması ilgili yasa ve veya kanunlar çerçevesinde yasaktır. Ancak bu bilgiler; [www.cengelkoyhaber.com] internet sitesinden alınmıştır şeklinde kaynak gösterilerek ve veya konu ile ilgili sayfa veya sayfalara direk link verilerek kullanılabilir.
|