![]() Günümüzde, Çengelköy çeşmelerinin aslından hiçbir eser bırakılmamıştır. İşin en acı tarafı ise iş ve kıymet bilmez kişiler tarafından sadece göz boyamak ve yaptın mı yaptım amacı ile bu çeşmeler orjinallerine yakışmayacak bir şekilde restore ettirilmiştir. Keşke ilk yapıldıkları gibi bırakılsa idi.
KAVAS AHMED AĞA ÇEŞMESİ; Çengelköy İskele meydanında bulunan bu çeşme, dört yüzlü, çok güzel bir tarih yadigarıdır.
Üstünde ki kitabesinde şöyle yazar. “Devletlu Mehmed Hüsrev Paşa Hazretlerinin Kavasbaşısı Ahmed Ağa nam sahib-ül-hayrın Çengel Karyesinde Çakaldağı nam mahalde mütesarrıf olduklrı mülk bağı derununda hafr eylediği yedi adet Bi'r-iman'dan (su kuyusundan)hasıl olan ma-i leziz hasbeten lillah taleben limerdatillah karye-i mezburede inşasına muvaffak oldokları iki adet çeşme ve bir musluk ve birsavağa cereyan ettirmiş ve mütevellisi yedinde bulunan vakfiye-i ma'mülünbiha mantukunca vaz' olan yüz bin kuruşun vikayesi ile nemasından muhtac-ı tamir ve termim olacakları su yolları mesarafına sarf vemüruru ezmine ile ma-i lezizi mezbürun menbaından fazlası vardır. denilerek bir damlası mahall-i ahara naklü sirkat olunmak ve eğer ictisar eden olursa dü cihanda makhür vedücar-ı zill ü hasar olsun amin”
Bu çeşmeyi ve başka bir çeşme ile bir musluğa, Mehmed Hüsrev Paşanın Kavas başısı Ahmed Ağa, Çakal Dağındaki bağına kazdırdığı yedi kuyudan akıttığı su için yaptırmış ve 100.00 kuruş da vakıf etmiştir. Bu para ve neması ile kuyuların ve musluğun mütemadi tamiri yapılacaktır.
KAVVAS BAŞI ÇEŞMESİ; Bu çeşme çengelköy'ünde Hacı Ömer Efendi camiinin yanında idi. Çeşme yıkılmıştır. Kitabesinde şunlar yazar; “Sadr-ı esbak Mehmed Hüsrev Paşa Hazretlerinin ser-i kavvasanı sahib-ül hayrat v-el hasenat Ahmed Ağa..1270”
Bu çeşmeyi sadr-ı azam Mehmed Hüsrev Paşa'nın kavvas başı (hicri) 1270 (miladi) 1853 yılında yaptırmıştır.
HADİCE SULTAN ÇEŞMESİ; Bu çeşme Çengelköy'de Yenimahalle'dedir. Üstünde şu mısralar okunur: “Bu çeşmeyi ihlas ile bünyad eden”, “Hanım ila yevmil kıyame yad ola” , “Nüş eyledikçe teşneler bu kevseri”,“Cennete kadr ü rütbesi müzdad ola”,“B abdan ruh-u Hadice şad ola (27)” Şair Ayni'nin hazırladıgı bu kitabeye göre Hadice Hanım isminde bir hayırsever kadın bu çeşmeyi (hicri) 1241, (miladi) 1825 yılında yaptırmıştır.

YUSUF ZİYA PAŞA ÇEŞMESİ (HAMAM ÇEŞMESİ); Çeşme; Çengelköy'de kendi adı ile anılan sokağın başındadır. Çeşme Yusuf Ziya Paşa tarafından, ölmüş eşinin adına yaptırılmıştır. Zamanla su yolları bozulduğundan, çeşme kullanılamaz olmuş, Ayyâdzade adında bir iyiliksever tarafından da yeni su yolları yaptırılmıştır. Mahmud Paşa adında bir iyiliksever de 1279/1862 tarihinde çeşmeyi tekrar imar ettirmiştir.
Arkasında su hazinesi ve savağı vardır. Çeşme, som mermerden yapılmıştır. Ayna taşı kabartmalarla süslenmiştir. Üstünde Sultan Abd-ül-Aziz'in tuğrası vardı. Harf inkılabından sonra kapatılmıştır.
Kitabesinin iki tarafında tabiib hilallere sekizer şualı ay yıldız vardır. Şair Fatin'in hazırladığı su gibi akan bu tarih manzumesinden öğrendiğimize göre nükteci bir zat olan Yusuf Ziya Paşa, rahmetli eşinin ruhu için buraya bir çeşme yaptırmıştı. Zamanla suyun mecraları, künkleri başkalarının eline geçmiş, çeşme susuz kalmıştır.
Daha sonra Ayzade Mahmut Paşa, çeşmeye başka bir mecradan su getirerek ((hicri) 1279 (Miladi) 1862 yılında) çeşmeyi ihya etmiştir. Çeşmenin suyu, tomruğun altından Hasif Paşa çiftliğinden çıkmaktadır. Tomruk ayarında nefis suyu vardır. Çeşmenin arkasında bir hamam, vardı yıkılmıştır, yanlız iki halveti kalmıştır. Bu çeşmeyi yaptıran (Kör Yusuf Ziya-ed-din Paşa) Gürcü'dür. H.1213, M.1798 de Sadrazam olmuştur.
Trabzon, Çıldır, Konya, Halep Valiliklerinde.H.1223, M.1808 deikinci defa Sadrazam olmuştur. Maden eminliği de yapmıştır. Evi Beylerbeyi'nde idi. Bir ara H1220, M.1805 yılında hizmetinden istifa ederek Beylerbeyi'ndeki evinde inzivaya çekilmişti. Çeşmeyi o vakit ölen eşi adına yaptırmıştı. Çeşmeyi yenileyen Mahmud Paşa'nın H.1295, M.1878 yılında ölerek Aziz Hüdai tekkesine gömülen Mahmud Paşa olduğunu sanıyoruz. Sicil sahibi, bu Paşa; “Kudema-yı Askeriyeden olup Mirlivalıkdan emekli ve Sürre-i Hümayün Emini idi” diyor.
Çeşmenin Şair Fatîn tarafından yazılmış altı beyitlik kitabesi şöyledir;
"Yûsuf (Ziya) Paşa meğer etmiş bu mevkiden güzer Kalsın diye bir nev-eser sarf eylemiş nakd-i revân Menkûhesi merhumeyi yâd ile ol ma'sûmeyi Bu çeşme-i ma'lûmeyi etmiş bina ol nüktedân Bir nice müddetten beri gayra geçip mecraları Varhkdan olmuştu beri mânend-i beyt-i şâirân Ayyâdzâde pür-sehâ kıldı yeni başdan bina Mecrâ-yı diğerden ana eski etdi revân Bunda sigar ile kibar içdikçe su leyi ü nehâr Etsin du'â-yı bî-şümâr ashabı ân-be-ân inci gibi nazm eyledin târih-i dil-cûsun Fatîn Mahmûd Paşa hayrıdır bu çeşme-i âb-ı revân"
1279/1862. Kitabenin alt kısmında, pek de zarif olmayan sütunçelerle çevrilmiş ayna taşı yer alır. Son derece sade olan ayna taşı, kemeri andıran ters palmet motifi ile süslenmiştir. Yalak kısmı toprak altında kalan çeşmenin günümüzde suyu akmamaktadır.
Çevresinde ki esnafın ürünlerini çeşmenin sağına ve soluna koymaları tarihi çeşmenin tüm özelliklerini yitirmesine ve gözükmemesine neden olmaktadır.
KAYMAK MUSTAFA PAŞA ÇEŞMESİ; Bu çeşmeyi; sadrazam Nevşehir'li İbrahim Paşanın arzusu ve işareti üzere damadı Kaymak Mustafa Paşa, Kuleli yakınında yaptırmıştı. Çelebizade İsmail Asım Efendi,çeşme için şu güzel tarih manzumesini yazmıştır: Son mısra ebced hesabına vurulunca H.1137, M.1274 tarihi çıkan bu çeşme,Sultan III.Ahmed zamanında yapıldığı halde matbu Hadika'da - manzumenin birinci mısrasında şöyle deniliyor: “Şehinşah-ı zaman Sultan-ı Mahmud Han Gazinin” mısrasındaki buradaki (Mahmud)un 8 Ahmed) olması lazımdır.
KAVAS BAŞI AHMET AĞA ÇEŞMESİ (LAHANA ÇEŞMESİ); 1270 (1854) Kavas başı Ahmet Ağa nın emri ile yapılan bu çeşme taş ustasının, çeşmenin üstüne koyduğu “lahana” motifini, bugün çeşmenin karşı tarafında bulunan binanın arka tarafında bulunan lahana tarlalarından esinlendiği tarihi rivayetler arasında yer alır.
Bu rivayet muhtemelen doğrudur. Çünki o tarihlerde Çengelköy’ün hemen hemen tamamı bahçe ve bostanlardan oluşuyor ve bu bahçe ve bostanlarda çok değişik türde sebze ve meyvalar yetiştiriliyordu. Ayrıca birçok bahçe ve bostanlarda çok zengin çeşitte çiçeklerin yetiştirildiği de biliniyor.
Son zamanlara kadar (ki bu zaman dilimi 30 ile 40 yıl öncesi dayanır) birçok büyük bahçe, bostan ve tarla Çengelköy’de varlıklarını sürdürüyor, birçok sebze, meyva ve çiçek çeşitleri yetiştiriliyordu.
Çengelköy Caddesi üzerinde, Çengelköy Karakolu'nun hemen önünde yer alan çeşme, Kavas Ahmed Ağa Çeşmesi, yivlenmiş silindirik gövdesi ile oldukça özgün bir çeşme olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çeşmenin gövde kısmı üst kısmına göre daha geniş yapılmıştır. Bu kısımdaki yivlerin üst kısımlarının kaş kemer şeklinde olması oldukça hoş bir etki bırakmaktadır. Gövdenin ön kısmı dikdörtgen bir silme içerisine alınmıştır. Bu kısımda yine dikdörtgen bir silme içerisinde kitabe yer alır.
Kitabenin altında, daha önceden bir levhanın yer aldığını düşündüren yuvarlak boş bir alan vardır. Bunun da hemen altında, yarım daire şeklinde boş bir motif görülmektedir. Bu motifin içi kazınmış olup, bir imzayı andıran izlere sahiptir. Çeşmenin gövde kısmından, bilezik şeklindeki silmelerle daha dar olan bölüme geçilir.
Yine yivlerle hareketlendirilmiş olan bu bölümün üstünde, çeşmeye asıl özgünlüğünü kazandıran lahana oturtulmuştur. Bu sembolik lahana, Kavasbaşı Ahmed Ağa'nın Merzifonlu Süvari Alayları'na bağlı olmasından ileri gelmektedir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk zamanlarında Merzifon'da kurulan süvari alaylarına "Lahanacı", Amasya'da kurulanlarına da "Bamyacı" alayı denilmekte idi. Lahana başlıklı Kavasbaşı Ahmed Ağa Çeşmesi Çeşme yalağı ile bütünlük içinde olup, içten çokgen, dıştan silindiriktir.
HACI HANIM ÇEŞMESİ; (Havuzbaşı ilk öğretim okulu yanında bulunmaktadır) M.1831 - 1832. (H.1831) Ön cephede, dikdörtgen bir niş içerisine yerleştirilen mermer ayna taşında sekiz satırlık bir kitabe yer almaktadır. Bu kitabe devrin ünlü şairlerinden Ayıntablı Aynî Efendinindir.
Kitabesi; "Nâmdâş-ı mâh-ı Ken'ân sadr-ı esbdk kim o zât Taybe'de içti ecel camı Hudâya verdi can Zevcesi hanımefendi nakd-i cûdun sarfedip Çeşme bünyâd eyledi nûş eylesin dil-teşnegân Fî-sebîlillâh sebil etti bu âb-ı Kevser'i Cennet-i firdevse döndü işte bu vâlâ-mekân Zayi etme katresin Aynî dedim târihini Hacı Hânım Zemzemin etti mahallinde revân"
Kitabenin hemen altında XIX. yüzyılda görülen süsleme unsurları yer alır. Alınlığı andıran üçgen formun iki yanında birbirinin aynı olan hacimli lâle motifleri yer alır. Lâlenin kenarından çıkan, kıvrımlı bitkisel motif Art-Nouvo'yu çağrıştırmaktadır.
Ayrıca bu süslemelerin içinde yine kabartma olarak yapılmış perde motifi de dönemin beğenisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Son onarımlarda eklenen yalak, düzgün kesme taştan yapılmış olup iki yanda birer oturma sekisine sahiptir.
BEKAR DERE ÇEŞMESİ (Çengelköy merkezinde üç yol ağzında bulunmaktadır)
YOLCULAR ÇEŞMESİ (Güzel tepe yolu girişinde bulunmaktadır)
SULTAN MECİD ÇEŞMESİ; Kuleli askeri lisesi önünde bulunan çeşme 1844 yılında Sultan Mecid'in emri ile yapılmıştır. Bu çeşmenin küçük bir haznesi vardı ve deniz kıyısında bulunuyormuş. 1845 yılında Kuleli kışlasının onarımı sırasında çeşme Kuleli askeri lisesi yapısı içine alınmış. Kışlanın su ihtiyacının büyük bir kısmı 1846 yılına kadar bu çeşmeden karşılanıyormuş. 1846 yılında kışlaya su getirilmesi ile kışla kendi suyuna kavuşmuş. Daha sonraları çevre insanları ve yolcular uzun bir süre Sultan Mecid çeşmesiden yararlanmaya devam etmişler.
Araştırma yazısı: Erdal Göksu 2006
Yasal uyarı; Bu araştırma çalışması Erdal Göksu tarafından “ÇENGELKÖY HABER” için yapılmıştır ve yalnızca [ÇENGELKÖY HABER.COM] internet sitesinde yayınlanmaktadır. Başka bir internet sitesi veya siteleri üzerinde, yazılı ve veya görsel medyada, elektronik ortamlarda izinsiz olarak yayınlanması ve veya kullanılması ilgili yasa ve veya kanunlar çerçevesinde yasaktır. Ancak bu bilgiler; [www.cengelkoyhaber.com] internet sitesinden alınmıştır şeklinde kaynak gösterilerek ve veya konu ile ilgili sayfa veya sayfalara direk link verilerek kullanılabilir.
|