 Çengelköy büyük bir tarihtir. Aşağıdaki satırlarda Çengelköy 'ün büyük tarihi ile ilgili kısa ama öz bilgileri bulacaksınız. Birinci Bölüm;
Bağları, bahçeleri, bostanları olan sebzenin her çeşidin bulunduğu meyvalarının tadına doyulmadığı bir yermiş Çengelköy. Çok önceki zamanlara gitmeden kısa sayılabilecek bir süre öncesine (30, 50 yıl) kadar Çengelköy’ de bu bağları, bahçeleri görmek, sebzelerinden ve meyvalarından yararlanmak mümkündü. Eşsiz güzellikleri ile Üsküdar, boğazın giriş noktası olarak kabul edilirmiş. Çengelköy’ün yerleşim sınırları ise havuzbaşı’ndan başlayıp vaniköy’de bitmekte imiş. Aynı bugünkü gibi.
Mevcut olan ve araştırılan tarihten bilgiler ile milattan önce (323) Yunanlı Lisimahos zamanının hükümdarlığı altında olan ve boğazın avrupa yakası ile Karadeniz’e kadar uzanan bu verimli bölgede yaşayanlar ticaretle uğraşan, mutlu ve verimli insanlarmış.
Isparta’lı general Dariu Megavazos’un milattan önce (508) avrupa yakasında bizans imparatorluğunun kuruluşundan 17 sene önce (491) yerleşim bölgesi olarak Anadolu yakasını seçtikleri için buradaki halka “körler” diye hitap edişi Anadolu yakasının (şu an yaşadığımız bölgenin) ne kadar eski tarihlere dayandığının bir kanıtıdır.
O tarihten bu yana Anadolu yakasının adı “Kalkedon” (Kalkedeon) diye anılmış. Çünki Kalkedon “körler yeri ve veya körlerin yeri” anlamına gelir. Bu bilgiler doğrultusunda Anadolu yakası adının o tarihlerde “Kalkedon” olduğu sanılıyor. Günümüzde ki adı “Kadıköy” olan “Kalkedeon” bölgesi, yerli halkı olan Kalkedonlar’a yetersiz gelmeye başlayınca, halk yerleşim alanını genişleterek önce Üsküdar’a oradan da Çengelköy civarına gelmişler.
Çengelköy koyu ve çevresi, konum olarak kuytu kaldığından ve topraklarının çok verimli olmasından ötürü çeşitli medeniyetler için her zaman tercih sebebi olarak tarih boyunca çok büyük yerleşim ve yaşam alanı olmuş.
Yıllarca süren fetihlerde Çengelköy büyük yıkıma uğramış. Milattan sonra (625) senesinden başlayan İran’lıların önce boğazın anadolu yakasını kuşatıp fethetmeleri daha sonrada avrupa yakasını yani Bizans’ı yıkmak ve fet etme çabaları gerçekleşmese de bu fetih girişimlerinde Anadolu yakası büyük zarar ve hasara uğramış.
Çengelköy ’de erkeklerden mahrum kalmış bir topluma karşı düşmanca zulüm ve fetih girişimleri maalesef köyün iki asırlık tarih kaybına sebep olmuş. Bu zarar ve harabiyetlerde Rus işgallerininde büyük katkısı olmuş. Milattan sonra (865)
Rus tarihçilerin yazdıklarına göre, Ruslar bizansı fethetmek için tam 6 kez boğaza inmiş ve Bizans’ı kuşatmaya girişmişler fakat amaçlarına ulaşamayınca bu defa boğazın korumasız ve sakin köylerini vurmuş, yakmış, yıkmış ve perişan etmişler. İrili ufaklı fethetme girişimleri 10 yy sonlarına kadar sürmüş. Bundan ötürüdür ki, Çengelköy’ün ayakta ne sarayı, ne kilisesi, nede manastırı kalmış.
Çengelköy ’de yapılan birçok binanın temel kazıları esnasında çok eski dönemlere ait sütunlar, sütun başları ve çeşitli antik değerler bulunmuştur. Bu sütunlardan biri bugünkü Kerime Hatun Cami’ sinin üst tarafından geçen yolun (eski Arnavut kaldırımının üstüne) kenarına atılmıştı. Bu sütun muhtemelen çevredeki ev ve veya apartman temel kazıları sırasında ortaya çıkarılmış ve işe yaramaz diye yol kenarına atılmış olduğunu sanıyorum. Bu sütün yıllarca orada kaldı ve yetmişli yılların başında yeni yol ve kaldırım çalışmalarından sonra kayboldu.
Çengelköy ’de merkezde (1974) senesinde bir apartman temel kazısı sırasında uzunluğu 4.46, alt kısmı 0.68, üst kısmı ise 0.57 çapında yeşil renkte bir sutun bulunmuş ve bu sütunun arkeolaoglar tarafından incelenmesi sonucunda, sütunun bir saray sütunu olduğunu ortaya çıkmıştı. Bu sütun zamanın Havuzbaşı mahallesi muhtarı Melahat hanımın çabaları ile Havuzbaşı parkına alınmıştı. Havuzbaşı parkında yerde tatık bir vaziyette yıllarca kaldıktan sonra bulunduğu yerden alındı. Nerede olduğuna dair bir edinemedim. (Bu tarihsel değerlerin nerede olduğunu bilenler var ise sitemize bildirsinler gidip resimleyelim ve sayfamız içeriğine koyalım.)
Yine Çengelköy merkezde, ana yol kanalizasyon çalışması ve harfiyatı (1985) sırasında yaklaşık boyutları 75x75 cm olan oyma işçilikli çok güzel saf mermerden bir sütun başı bulunmuştu. Bu sütun başı toprak altından çıkarılarak bugünkü karakol binasının önünde bulunan tarihi lahana çeşmesinin hemen yanına koyulmuştu. Daha sonra bu sütun başı bir vinç ile yerinden alınarak götürüldü. O zamanlar nereye götürüldüğünü sorduğumda, müzeye götürüleceği söylenmişti!
Toprak altından çıkan bu geçmişin izleri (kalıntıları) bizlere gösteriyor ki, Çengelköy çok zengin bir tarihi geçmişe sahipti. Bugün, Çengelköy toprakları altında yatan muhteşem medeniyetlerin izleri (kalıntıları) günyüzüne çıkmak için sabırsızlıkla bekliyorlar. Kimbilir, belki bir gün, bu değerlerin kıymetini bilebilecek yönetim birimleri bu eşsiz hazineleri yer yüzüne çıkarır, yakın bir gelecekte olmasa bile.
Kalkedon (Kalkedeon) hakkında : Kadıköyün eski adı, kelime anlamı olarak körlerin yeri anlamına geldiği sanılmaktadır. İstanbulun kuruluşuyla ilgili mitte bu isim yer almaktadır. Yer değiştiren bir kavim yeni yerleşimlerine nasıl ulaşacaklarını öğrenmek için bir kahine danışır. Kahin kavimdekilere körlerin ülkesinin karşısına yerleşmelerini söyler. Bu günkü İstanbula ulaşan kavim bulundukları taraf boş iken karşı kıyıda bir yerleşim olduğunu farkeder. Bulundukları yerin avantaj ve güzelliklerini farkedemeyen karşı kıyıdaki insanların ancak kör olabilceklerini idda edip İstanbul'a yerleşirler. Böylece bu günkü Kadıköy yöresindeki yerleşim körlerin yeri anlamındaki Kalkedon adını alır.
Çengelköy tarihinin 2. bölümünü okumak için tıklayınız.
Araştırma yazısı: Erdal Göksu 2006
Yasal uyarı; Bu araştırma çalışması Erdal Göksu tarafından “ÇENGELKÖY HABER” için yapılmıştır ve yalnızca [ÇENGELKÖY HABER.COM] internet sitesinde yayınlanmaktadır. Başka bir internet sitesi veya siteleri üzerinde, yazılı ve veya görsel medyada, elektronik ortamlarda izinsiz olarak yayınlanması ve veya kullanılması ilgili yasa ve veya kanunlar çerçevesinde yasaktır. Ancak bu bilgiler; [www.cengelkoyhaber.com] internet sitesinden alınmıştır şeklinde kaynak gösterilerek ve veya konu ile ilgili sayfa veya sayfalara direk link verilerek kullanılabilir.
|