Kuleli kışlası
II. Mahmud zamanında bugünkü binanın olduğu yer, "Nikola ve Atanaş" adlı iki Rum vatandaştan satın alınmış ve burada ilk defa 1828'de ahşap bir süvari kışlası yapılmıştı. Bu kışla tek katlıydı.
1828-1837 tarihleri arasında kışla olarak kullanılan binanın, 1837-1839 arasında Karantina (Tahaffuzhane) olarak kullanıldığı ve 1839'da tekrar süvari alayma devredildiği anlaşılmaktadır.
Sultan Mecid zamanında ve 1842'de içinde oturulamayacak derecede harap olan bina, süvari alayı Fenerbahçe kışlasına taşındıktan sonra, 1798 kese akça sarfedilerek 1843 yılında tamir edilmiş, süvari alayı tekrar buraya taşınmıştır. Fakat bina 1844'te tamamen yanmış, yerinde 1845'te yarısı ahşap, yarısı kagir ve iki katlı olarak yeniden yapılmıştır.
Bu bina Kuleli idi ve ismine "Kuleli Kışla" deniyordu. Okulda mevcut kitabelerden anlaşıldığına göre Sultan Mecid, yalnız kışlayı değil bir hastahane ve bir de manej binası ilâve ederek, kışla sitesini genişletti. 1846'da su getirildi.
1848'de arka cephedeki ahırlar üzerine subaylar için çalışma ve yatma odaları ile padişah için bir oda (Daire-i Hümâyûn) ilâve edildi.
Araştırma yazısı: Erdal Göksu 2006
Yasal uyarı; Bu araştırma çalışması Erdal Göksu tarafından “ÇENGELKÖY HABER” için yapılmıştır ve yalnızca [ÇENGELKÖY HABER.COM] internet sitesinde yayınlanmaktadır. Başka bir internet sitesi veya siteleri üzerinde, yazılı ve veya görsel medyada, elektronik ortamlarda izinsiz olarak yayınlanması ve veya kullanılması ilgili yasa ve veya kanunlar çerçevesinde yasaktır. Ancak bu bilgiler; [www.cengelkoyhaber.com] internet sitesinden alınmıştır şeklinde kaynak gösterilerek ve veya konu ile ilgili sayfa veya sayfalara direk link verilerek kullanılabilir.
|